KANAL İSTANBUL ARAZİ SATIŞINI HAREKETLENDİRDİ

İsrafil Cingöz tarafından paylaşıldı.
Kategori:

Arazi Piyasası Hareketlendi

Kanal İstanbul’la alakalı olarak yapılan kararlı açıklamalar ve Çet Raporunun onaylanması sonucunda bölgedeki gayrimenkul piyasasında büyük bir hareketlilik başladı. Arazi sahiplerinin istediği rakamlar %30-40 oranında arttığını görebilmekteyiz. Ekonomik durgunlukla düşen fiyatlar eski rakamların üzerine çıktı ve daha da yükseleceğe benziyor. Lakin bu süreç, ekonominin durumuna göre gelişecek ve netleşecektir. Şu anki yaşana süreç suni bir artışa sebebiyet vermektedir, ilerleyen zamanlarda gayrimenkul piyasasında fiyatlar gerçek değerlerini bulacaktır.

Kanalın Gerekliliği

İlk olarak 2011 yılında duyurulan Kanal İstanbul tüm tartışmaların ortasında artık ihale aşamasına geldiğini gözlemliyoruz. 1595 sayfalık Çet Raporunun onaylandığı ve 10 günlük ilan süresi verildiği herkesin malumu. Yıllardır güzergâhı hakkında çeşitli spekülasyonların yapıldığı ve yapılacaksa en mantıklı güzergâhtan yapılacağının kesinleştiğini görüyoruz. Evet, güzergâh Küçükçekmece-Sazlıbosna-Yeniköy doğrultusunda olacak. Daha öncede bahsettiğimiz gibi yap-işlet-devret modeli ile yapılması bekleniyor. Fakat, ”neden İstanbul Boğazı Dururken bir kanala ihtiyaç var?” sorusu akla geliyor. Bu soruyu cevaplamak için Kanalın yapılma nedenleri ve güzergah belirlenirken dikkat edilen unsurlar hakkında değerlendirme yapmak istedim.

İstanbul Boğazından 1936 yılında ortalama 3000 gemi, günümüzde ise yılda ortalama 50.000 gemi geçmektedir. 2050 projeksiyonunda 78.000, 2070 projeksiyonunda 86.000 gemi geçmesi öngörülmektedir. Bu doğrultuda teknoloji ile birlikte gemi büyüklüklerinin artması ve akaryakıt ve benzeri ürünler taşıyan tehlikeli gemilerin geçiş sayıların artması İstanbul Boğazı üzerinde büyük tehdit ve baskı oluşturmaya başlamıştır. Boğazdan emniyetli geçen gemi sayısı ortalama 25.000 olarak hesaplanmıştır. Boğazlardan geçen gemilerin %20 si tehlikeli yük sınıfındadır. Verilerin ışığında alternatif bir güzergâh hâsıl olduğu gözlemlenmektedir. Ayrıca Montrö Boğazlar sözleşmesini tamamında alternatif bir güzergâhla alakalı herhangi bir kısıtlama görülmemektedir.

 

Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığının verdiği veriler ışığında Kanal İstanbul’un projesi ve güzergâhı belirlenirken aşağıdaki bilimsel çalışmalar sonucunda karar verilmiştir.

  • 7 Üniversite (Boğaziçi, ODTÜ, İTÜ, Gazi, Başkent, Atılım, Çankırı Üniversiteleri)
  • 200’e yakın akademisyen/uzman,
  • 33 bilim dalında çalışma
  • 97 Noktada Çevresel Ölçüm (ağır metal, toz, sediment, hidrolik vb.)
  • 15 Noktada Gürültü ve Titreşim Ölçümü
  • 000 Metre Sondaj (karada, denizde ve gölde)
  • 8 Noktada Yeraltısuyu Akış Tespit Kuyusu
  • 17 Noktada Hidrojeolojik Gözlem Kuyusu
  • 57 Kurum ve Kuruluştan ÇED Görüşü ve Katılımı
  • Türkiye ve Fransa’da Laboratuvar Deneyleri ve Simülasyonları

Kanal İstanbul Güzergahları

Kanal İstanbul güzergâhı belirlenirken mevcut barajlara olan zararları ve içme suyuna tuzlu su karışma olasılığı bölgedeki alüvyonların yoğunluğu, maliyet, planlanan barajların kurulmasını engelleme durumları göz önünde bulundurulmuştur. Bu doğrultuda güzergah belirlenmiş ve en mantıklı olan ve açıklanan Sazlıbosna barajı güzergahı belirlenmiştir.

 

Kanal istanbul etkileşim alanları

Alternatif Güzergahların Haritası

kanal istanbul altarnatif güzergahlar

 

Yazar İsrafil Cingöz
Gayrimenkul Değerlendirme Uzmanı

Bir cevap yazın

Soru Sor